Basit bir trafik kazası bile, taraflar anlaşsa dahi ilamsız icra takibine dönüşebilir. Uzmanlar, sürücülerin kazadan sonra potansiyel talepler ve avukat müdahalelerine karşı dikkatli olmasını öneriyor.
ANKARA — Trafikte yaşanan ufak çaplı kazalar, çoğu zaman tarafların “anlaştık” demesiyle kapandığı varsayılsa da, son dönemde sürücüler için beklenmedik mali riskler ortaya çıkmaya başladı. Özellikle kazaya karışan taraflar, kazadan sonra haberdar olmadan ilamsız icra takibiyle karşılaşabiliyorlar.
Uzmanlara göre, kazada kusuru bulunmayan tarafın aracı onarımda kaldığı sürede oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talepleri sigorta kapsamı dışı kalabiliyor. Bu tür talepleri alacaklı tarafın avukatları, araç sahibinden vekaletname alarak ilamsız icra takibi başlatabiliyorlar. Böylece sürücüler haberleri bile olmadan kapılarına icra tebliğleri gelebiliyor.
Bu süreçte araç sahipleri, sadece onarım masrafı dışında ilgili bedeller için sorumlu tutulabiliyor. Kimi vakalarda, ilamsız icra takibi hızlı şekilde başlatıldığı için sürücülerin hesaplarına bloke koyulabilir, maaşlarına haciz gelebilir ya da ek mali talepler doğabilir. Sürücülerdeki en büyük sorunlardan biri ise bu işlemlerin bilgi sahibi olmadan gerçekleşmesi.
Uzmanlar, kazadan sonra herhangi bir belge imzalamadan önce süreçle ilgili net bilgi alınmasını ve doğrudan sigorta şirketinin yönlendirmesine bağlı kalınmamasını tavsiye ediyor. Ayrıca, sürücülerin trafik sigortası kapsamını ve ilamsız icra takibi risklerini öğrenmeleri gerektiği vurgulanıyor.
