Obeziteyle mücadelede kullanılan iğne tedavileri hızlı kilo kaybı vaadiyle yaygınlaşıyor. Uzmanlar, bu ilaçların mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerektiğini vurguluyor.
Son yıllarda obezite tedavisinde kullanılan enjeksiyon (iğne) tedavileri hem dünyada hem de Türkiye’de sağlık gündeminin üst sıralarında yer alıyor. Özellikle iştahı baskılayan ve tokluk hissini artıran bu ilaçlar, kilo vermekte zorlanan bireyler için yeni bir umut olarak görülürken, uzmanlar bilinçsiz kullanım konusunda önemli uyarılarda bulunuyor.
Her Kilo Sorunu Olan İçin Uygun Değil
Uzmanlar, zayıflama iğnelerinin her birey için uygun olmadığını belirtiyor. Özellikle tiroit hastalığı, pankreas sorunları, mide-bağırsak rahatsızlıkları ve bazı kronik hastalıkları bulunan kişilerde ciddi yan etkiler görülebiliyor. Bulantı, kusma, mide ağrısı ve ani kan şekeri düşüşleri en sık bildirilen yan etkiler arasında yer alıyor.
Doktor Kontrolü Olmadan Kullanım Riskli
Sağlık uzmanları, sosyal medya ve internet üzerinden “hızlı kilo verme” vaadiyle temin edilen bu ilaçların kontrolsüz kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Doz ayarlaması, kullanım süresi ve eşlik eden hastalıklar mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi gereken unsurlar arasında bulunuyor.
Zayıflama İğneleri Nasıl Etki Ediyor?
Endokrinoloji uzmanlarının verdiği bilgilere göre obezite tedavisinde kullanılan bu iğneler, bağırsak hormonlarını taklit ederek beyne tokluk sinyali gönderiyor. Bu sayede iştah azalıyor, porsiyon kontrolü sağlanıyor ve kilo kaybı destekleniyor. Ancak bu ilaçların mucizevi olmadığı, tek başına kalıcı çözüm sunmadığı özellikle vurgulanıyor.
Kalıcı Başarı Yaşam Tarzı Değişikliğiyle Mümkün
Uzman görüşlerine göre, obezite tedavisinde kullanılan iğneler yalnızca destekleyici bir yöntem olarak görülmeli. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve yaşam tarzı değişiklikleri olmadan elde edilen kilo kayıplarının kalıcı olmadığı ifade ediliyor. Tedavi sürecinin kişiye özel planlanması gerektiği özellikle vurgulanıyor.
