TÜİK’in son “Sosyoekonomik Seviye” araştırması, Türkiye’de gelir, eğitim ve yaşam koşulları açısından en geride kalan 7 ilçeyi belirledi.
Giresun’dan Çamoluk’un en düşük puana sahip olduğu listede Konya, Sivas, Kayseri, Sinop, Kastamonu ve Çankırı’dan ilçeler de yer alıyor. Kırsal bölgelerde derinleşen ekonomik eşitsizlik, bölgesel kalkınma politikalarını yeniden gündeme taşıdı.
ANKARA — Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı Sosyoekonomik Seviye raporu, ülke genelindeki gelir, eğitim düzeyi, sosyal hizmetlere erişim ve yaşam koşullarını değerlendirerek en düşük sosyoekonomik skor puanına sahip 7 ilçeyi açıkladı. Bu veriler, Türkiye’de bölgesel eşitsizliklerin hangi alanlarda yoğunlaştığını net biçimde ortaya koydu.
Buna göre Giresun’un Çamoluk ilçesi, sosyoekonomik göstergeler açısından en geride kalan yerleşim yeri oldu. Listenin diğer sıralarında ise Konya’nın Derebucak, Sivas’ın Doğanşar, Kayseri’nin Felahiye, Sinop’un Dikmen, Kastamonu’nun Pınarbaşı ve Çankırı’nın Bayramören ilçeleri yer aldı. Bu ilçelerde ortalama hane gelirleri, eğitim seviyeleri ve sağlık hizmetlerine erişim gibi temel göstergeler, ülke ortalamalarının oldukça altında bulunuyor.
Analistler, bu sonuçların kırsal bölgelerdeki ekonomik fırsat eksikliğinin yanı sıra kentsel göç ve altyapı yatırımlarındaki dengesizliklerle de ilişkili olduğunu belirtiyor. Özellikle Çamoluk ve Dikmen gibi Karadeniz ve kuzey bölgelerinde faaliyet gösteren tarım sektörünün düşük verimliliği, genç nüfusun büyük şehirlere göç etmesine neden oluyor.
Raporda ayrıca büyük şehirlerin eşitsizlik içinde kendi içlerinde bile farklı sosyoekonomik seviyelere sahip olduğu gözler önüne seriliyor. Örneğin Ankara ve İstanbul gibi metropollerde yüzlerce üst gelir grubuna sahip ilçe bulunurken, bazı Anadolu ilçelerinde temel hizmetlere erişim bile sınırlı kalıyor. Bu tablo, ulusal ekonomik stratejilerde bölgeler arası denge politikalarının önemini vurguluyor.
Ekonomistler, sürdürülebilir kalkınma için yerel eğitim, istihdam ve altyapı yatırımlarının artırılması gerektiğini, böylece sadece ekonomik büyümenin değil, yaşam kalitesinin de yükselmesinin sağlanabileceğini ifade ediyor. Bu adımlar, 7 ilçenin ekonomik göstergelerini iyileştirecek potansiyel taşıyor.
