KAAN savaş uçağı, yerli savunma sanayiinde ulaşılan son aşamayı temsil ederken, test uçuşları, uluslararası ilgi ve stratejik mesajlarıyla Türkiye’nin hava gücünde dengeleri değiştiriyor.
Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN, savunma sanayiinde gelinen noktanın en somut göstergelerinden biri olarak gündemdeki yerini koruyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen KAAN, 5. nesil savaş uçağı özellikleriyle yalnızca Türkiye için değil, küresel savunma dengeleri açısından da dikkat çekici bir proje olarak öne çıkıyor.
Radar görünürlüğünü minimize eden stealth tasarımı, yüksek manevra kabiliyeti, gelişmiş sensör füzyonu ve ağ merkezli harp yetenekleriyle KAAN, modern hava muharebesinin tüm gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlandı. Uçağın sahip olduğu yapay zekâ destekli aviyonik sistemler, pilotun iş yükünü azaltırken sahadaki tehditleri daha hızlı analiz etmesine olanak tanıyor.
Son dönemde gerçekleştirilen test süreçleri ve kamuoyuna yansıyan teknik ilerlemeler, KAAN’ın planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini ortaya koyuyor. Savunma uzmanları, projenin başarıyla tamamlanmasının Türkiye’yi kendi 5. nesil savaş uçağını üreten sayılı ülkeler arasına taşıyacağına dikkat çekiyor.
KAAN yalnızca askeri bir platform değil; aynı zamanda teknolojik bağımsızlık, stratejik caydırıcılık ve savunma ihracatı açısından da kritik bir rol üstleniyor. Dost ve müttefik ülkelerden gelen ilgi, uçağın gelecekte uluslararası pazarda da önemli bir aktör olabileceğine işaret ediyor.
Uzmanlara göre KAAN, Türk Hava Kuvvetleri’nin envanterine girmesiyle birlikte bölgede hava üstünlüğü denkleminde yeni bir sayfa açacak. Proje, Türkiye’nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltma hedefinin en güçlü sembollerinden biri olarak değerlendiriliyor.
